Özel Fm
Abdullah Parlayan

            Abdullah Parlayan Hocaefendi,ilim geleneginin yaşanmasına vesile olan değerli bir şahsiyettir… Allah Teâlâ’nın kendisine bahşetmiş olduğu Ömrünü Konya şehrinde ciddî bir ilim tahsil ederek ve bildikleriyle amel edip, ayrıca İslâm kaynakları  terceme etmekle bereketlendirmiştir… “İnsanlara faydalı olan, hayırlı bir insane olamaya” gayret eden Abdullah Parlayan Hocaefendi, “Özlü Tefsir” “Riyazu’s-Salihin” gibi değerli terceme çalışmalarından sonar “Sünen-i  Tirmizî”, “Sünen-i Ebu Davud”, “Sünen-I Nesâî”, “Sünen-I İbn Mace” olarak bilinen, Kutub-ı Sitte’den dört Süneni tercüme edip,  hadisleri tahriç ederek, güzel birbaskı ile ilim âlemine hediye etmiş ve okuyup faydalanmak isteyen insanların faydasına sunmuştur…

 

            Şimdilik son çalışması olan “İmam Malik b. Enes(rh.a.)’in” çok değerli hadis kitabı “Muvatta”yı da tek cildde neşretti… Bu değerli eserin önsözünde yaptığı çalışmaları ve terceme ettiği eserlerden gayesinin ne olduğunu şöyle anlatıyor Abdullah Parlayan Hocaefendi:

 

            “Allah’ın lutfu ve yardımıyla ömrümüzün son yirmi yılını Kur’ân ve Hadis öğrenimi ve öğretimiyle geçirmiş olmamız sebebiyle  şu kanaatimizi daima önde tuttuk ve her zaman ve her yerde tekrarladık: (Günümüz insanının hiç bilmediği veya çok az bildiği Kur’an ve hadis bilgisi mutlaka öğrenilmeli ve hayata hakim kılınmalıdır. Dinimizin iki temel kaynağından  biri olan, kur’ân’I evrensel planda yaşama diyebileceğimiz Peygamberimiz (s.a.v.)’in yaşama tarzı olan Sünnet:Hadis bilgisi de günümüz insanı tarafından mutlaka öğrenilip anlaşılmaya çalışlmalıdır. Çünkü Rabbimiz, yüce Kitabımızda: Nisa,4/59,65,80. Haşr, 59/7, Âl-I İmrân, 3/31, ayetleriyle Şuar, 42/52, Nûr, 24/63, Ahzab, 33/21 ayetlerinde kimin, ne görevle gönderildiği ve kime uyulması gerektiği ve anlaşılmadığı düşünüldüğünde kime müracaat edilmesi gerektiği bildirilmektedir.

 

            Ayrıca : “Kim benim sünnetimden yüz çevirirse enden değildir.” (Buhârî, Nikâh 1. Müslim, Nikâh 5) ve “Dinin kaybolması,  Sünneti terk etmekle başlar. Halat, nasıl ki, liflif parçalanırsa, din de sünnetin birer birer terk dilmesi ie (ve her birinin yerine bir bid’at  geçirilip İslâm’ın dışındaki hayat tarzlarından ve kültürlerinden değişik bir modelin yerleştirilmesiyle ortadan kalkar.” (Dârimi, Mukaddime 16)

 

            Yukaridaki ayetler ve bu iki hadis-i Şerifle Peygamberimiz (s.a.v.) müslümanım diyenlerin hem Allah’ın kitabı olan Kur’an’a, hem de Sünnet’e sarılmak süretiyle müslüman kimliklerini koruyabileceklerini ifade etmektedir.

 

            İslâm Toplumu diyebildiğimiz “Ümmet” kavramı, Kitab ve Sünnet kültürü dediğimiz bu iki kaynakla maydana gelebilir.

 

            Kitab ve Sünnet  ayrı ayrı düşünülemez… İkisi birlikte olur . Sadece birisiyle müslüman olunmaz, müslümanca hayat da ortaya konularak Ümmet:İslâm Cemaati ortaya çıkmaz.

 

            Sünnetsiz İslâm anlayışı, dünyanın her bölgesinde  bulunagelmiştir. Memleketimizde  de bu anlayışa sahip kimseler çıkabilir. Bunlar, İslâmîşuurlanmayı temelinden yaralayacak tehlikeli bir akımdır.

 

            Biz, Sünnet: Hadis’lerdeki yorumuyla birlikte Kur’ân’I ve İslâm’I anlayıp yaşayabileceğimize ve böylece iyi bir müslüman olacağımıza inanıyoruz. Bu sebeple de tüm hadis kitaplarından isitfade edilmesini ve böylece iyi bir müslüman olunabileceğini kabul ediyoruz.”

 

           
   
   


duyuru

bir ayet
(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten "tutkuya kaptırıp alıkoymaz"; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılâba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.
Nur - 37  

bir hadis
Rasulullah (s.a.s), şöyle buyurdu:
"Mü’min kişinin benzeri, bir sap üzerinde biten taze ekin gibidir. Rüzgâr, ona hangi taraftan gelirse onu eğerde yaprağı diğer tarafa döner, meyleder (fakat o, yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mü'min kişide böyledir. O da belâ sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz).
Haktan yüz çeviren kâfir kişinin benzeri ise, sert ve dimdik duran çam ve dağ selvisi gibidir. Nihayet Allah, onu dilediği zaman (bir seferde) kırar, devirir."
Buhârî-Müslim  

bir söz
İyi amel etmelisin, çünkü o, cennete gitmenin azığıdır.
Hz. Ali (r.a.)  

canlı yayın

facebook twitter youtube
dailymotion vimeo instagram

Copyright © 2003 - 2018
Tüm hakları saklıdır.
Yurt Fm Rahmet Fm Risale Fm İrşad Fm Hikmet Fm
Ana Sayfa     |     Kurumsal     |     Yayın Akışı     |     Arşiv     |     E-Kitap     |     Gizlilik ve Güvenlik     |     İletişim